KONUT GÜNDEMİ - Antalya’nın Kemer ilçesindeki Ayışığı Koyu çevresinde devam eden turizm projesi, İdyros Antik Kenti’nin korunmasına ilişkin çağrıları beraberinde getirdi.
Beydağları Sahil Milli Parkı sınırlarında bulunan kamuya ait orman arazisinin kullanım hakkı 2068 yılına kadar Özak GYO’ya geçti. Yaklaşık 293 bin metrekarelik alanda 900 yatak kapasiteli bir otel projesi planlanıyor. Proje alanının İdyros Antik Kenti’nin arkeolojik mirasıyla iç içe olması, bölgedeki koruma uygulamalarını da gündeme taşıdı. Zafer Partisi Çevre, Şehircilik ve Kültür Politikaları Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, İdyros için beş maddelik bir çağrı yaptı.
Antalya Kent Konseyi’nin Kültürel Miras Çalışma Grubu tarafından hazırlanan İdyros Antik Kenti Raporu, 28 Temmuz 2026’da kurumun internet sitesinde yayımlandı. Gazeteci Yusuf Yavuz ise rapordaki son gelişmeleri 25 Ağustos’ta gündeme taşıdı. Raporda, İdyros’un yalnızca kara bölümünden oluşmadığına dikkat çekildi. Antik kentin kültürel mirasının deniz altında da devam ettiği aktarıldı. Bölgede daha önce 190’ı aşkın arkeolojik sondaj gerçekleştirildi. Çalışmalarda hamam kompleksi, köprü kalıntıları, sarnıçlar ve çeşitli arkeolojik bulgular tespit edildi.
Arkeologlar Derneği de daha önce hazırladığı değerlendirmede İdyros’un parçalı biçimde değil, bütüncül olarak ele alınması gerektiğini savundu. Dernek, kapsamlı bilimsel çalışmalar tamamlanmadan geri dönüşü olmayan müdahaleler yapılmaması çağrısında bulundu.
Zafer Partisi Çevre, Şehircilik ve Kültür Politikaları Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, İdyros konusunda yalnızca yatırım projesinin tartışılmasının eksik kalacağını söyledi. Aslan, “Burada tartıştığımız mesele bir otelin yapılıp yapılmaması değildir. Asıl mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi kıyısını, ormanını, milli parkını ve binlerce yıllık kültürel mirasını yatırım baskısı karşısında koruyup koruyamadığıdır” dedi.
Zafer Partili Aslan, bölgede antik kent, arkeolojik sitler, milli park, orman ve kıyının aynı alanda bulunduğuna dikkat çekti. Devletin görevinin yatırım lehine bu değerlerden vazgeçmek olmadığını ifade eden Aslan, yatırımın sınırının kamu yararı doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Esmaül Hüsna Aslan, şehirlerin yalnızca kısa vadeli ekonomik beklentiler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Aslan, “Bir kentin kıyısı, ormanı, tarihi ve kültürel belleği bilanço kalemi değildir. Bunlar yalnız bizim değil, çocuklarımızın da hakkıdır” ifadelerini kullandı. Bir kez betonlaştırılan kıyının ve tahrip edilen arkeolojik tabakanın geri getirilemeyeceğini belirten Aslan, doğal peyzajın da aynı şekilde korunması gerektiğini söyledi.