EKONOMİ GÜNDEMİ - Altın yatırımcıları 2026 yılında dikkat çekici bir çelişkiyle karşı karşıya kaldı. Jeopolitik belirsizlikler, artan mali riskler ve güvenli liman ihtiyacı normal şartlarda altını desteklemesi beklenen bir ortam yaratırken, değerli metal son aylarda güçlü bir baskı altında kaldı.
Bu baskının arkasındaki en önemli nedenlerden biri, reel faizlerin hızla yükselmesi oldu. Getiri sağlamayan bir varlık olan altını elde tutmanın alternatif maliyeti arttıkça yatırımcıların altına olan ilgisi de baskılandı.
Ancak Kitco News'te yayımlanan analize göre altın açısından bu olumsuz tablonun en sert süreci geride kalmış olabilir.
Analistlere göre artık asıl mesele reel faizlerin yüksek olup olmadığı değil. Çünkü reel faizler zaten oldukça yüksek seviyelerde bulunuyor. Altın açısından kritik soru, reel faizlerin mevcut seviyelerden daha ne kadar yükselebileceği...
BCA Research Baş Emtia Stratejisti Roukaya Ibrahim'e göre reel faizlerin altın üzerindeki en güçlü baskısı büyük ölçüde geride kalmış olabilir.
Ibrahim'in değerlendirmesine göre altının yeni bir yükseliş hareketine başlaması için Fed'in mutlaka faiz indirimine gitmesine de gerek yok. Reel faizlerin ve ABD dolarının yükselişinin durması bile altın için önemli bir destek oluşturabilir.
2026'nın başından bu yana para politikasına yönelik beklentilerde çok sert bir değişim yaşandı. Yılın başında piyasalar Fed'den bir veya iki faiz indirimi beklerken, gelinen noktada yatırımcılar bir veya iki faiz artırımı ihtimalini değerlendiriyor.
Jefferies'in hesaplamasına göre 10 yıllık enflasyona endeksli ABD tahvillerinin reel getirisi, yıl başındaki yüzde 1,94 seviyesinden yaklaşık yüzde 2,41'e yükseldi. Bu hızlı değişim, altın fiyatının zirvesinden yaklaşık yüzde 25 gerilemesinde önemli rol oynadı.
Reel faizlerdeki sert yükselişe rağmen altının kritik bir seviyede direnç göstermesi de analistlerin dikkatini çekiyor. Altın, psikolojik açıdan önemli 4 bin dolar/ons seviyesini korumayı sürdürüyor.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre altın, reel faizlerin oluşturduğu baskıya rağmen temmuz ayını neredeyse değişim göstermeden 4 bin 27 dolar seviyesinde tamamladı.
Daha dikkat çekici gelişme ise Avrupa'da yaşandı. Avrupa'daki reel tahvil getirileri 15 yılın en yüksek seviyelerinde bulunmasına rağmen altın ETF'lerine para girişi gerçekleşti.
Jefferies'in geçmiş dönemlerde yaşanan reel faiz şoklarına ilişkin analizi de altın açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Buna göre altının performansında reel faizlerin mutlak seviyesinden çok, faizler üzerindeki yükseliş baskısının devam edip etmemesi önem taşıyor.
Jefferies, mevcut para politikası fiyatlamasının önemli bölümünün zaten gerçekleştiğini değerlendiriyor. Reel faizlerdeki yükseliş baskısının hafiflemesi halinde hem altının hem de altın madenciliği şirketlerinin toparlanabileceği belirtiliyor.
Altının uzun vadeli görünümünü destekleyen temel dinamikler ise ortadan kalkmış değil. Merkez bankaları altın almaya devam ederken, dolardan uzaklaşma eğilimi, kamu maliyesine ilişkin endişeler ve yüksek jeopolitik belirsizlikler değerli metal açısından destekleyici faktörler olmayı sürdürüyor.
BCA Research, merkez bankalarının altın alımlarının geçmişteki kadar güçlü fiyat artışları yaratmasa bile resmi sektör talebinin altın fiyatları için bir taban oluşturabileceğini değerlendiriyor.
Enflasyon da önümüzdeki dönemde altının yönünü belirleyebilecek önemli faktörlerden biri. Dünya Altın Konseyi'ne göre enflasyonun altın üzerindeki etkisi özellikle yüzde 4'ün üzerine çıktığında daha belirgin hale geliyor.
Ancak bunun için yalnızca yüksek enflasyon yeterli değil. Düşen reel faizler, doların değer kaybetmesi veya resesyon riskinin yükselmesi gibi gelişmelerin eşlik etmesi durumunda enflasyonun altına desteği güçlenebilir.
Analizin ortaya koyduğu yükseliş senaryosu, ABD ekonomisinin sert biçimde daralmasına veya Fed'in acil faiz indirimlerine başlamasına dayanmıyor. Altının yeniden güç kazanması için fiyatları aşağı çeken koşulların daha fazla kötüleşmemesi yeterli olabilir.
Son yılların en sert alternatif maliyet baskılarından birini yaşayan altında reel faizlerin gerçekten zirveye ulaşması halinde, bugüne kadar fiyatları aşağı çeken en büyük faktör bu kez değerli metalin yükselişini destekleyen önemli bir katalizöre dönüşebilir.
