EKONOMİ GÜNDEMİ - Hilton, Hilton Istanbul Airport’un açılışıyla Türkiye’deki 100’üncü oteline ulaşırken, ülkedeki büyüme planlarını hızlandırıyor. Hilton Avrupa Kıtası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly, Türkiye’nin şirketin Avrupa’daki en önemli pazarlarından biri haline geldiğini belirterek yeni oteller, markalar ve destinasyonlarla büyümeye devam edeceklerini söyledi.

EKOTÜRK’ün sorularını yanıtlayan Kelly, Hilton’un Türkiye’deki geçmişinin 70 yılı aşkın süre önce açılan Hilton Istanbul Bosphorus’a uzandığını hatırlattı. Türkiye’nin bugün güçlü iç talebi, uluslararası çekim gücü, dinamik otel sahipleri ekosistemi ve destinasyon çeşitliliğiyle şirket açısından önemli bir büyüme pazarı olduğunu vurguladı.

Türkiye’deki geçmişimiz 70 yılı aşkın bir süre önce, Amerika kıtası dışındaki ilk otelimiz ve Hilton’un uluslararası büyümesinde önemli bir dönüm noktası olan Hilton Istanbul Bosphorus’un açılışına uzanıyor. 90 milyon doların üzerinde bir yatırımla gerçekleştirilen kapsamlı renovasyonun ardından bu yıl Hilton Istanbul Bosphorus’un köklü mirasını ve Hilton için taşıdığı önemi bir kez daha kutladık.

Hilton Istanbul Bosphorus’un açılışından bu yana Türkiye, hem şehir hem de tatil destinasyonlarında yakaladığımız güçlü büyüme ivmesiyle Avrupa’daki en önemli pazarlarımızdan biri haline geldi. Türkiye’deki rekor büyümemizi desteklemek için kısa süre önce İstanbul’daki yeni kurumsal ofisimizi de açtık.

Türkiye’yi özellikle heyecan verici kılan, bu büyümeyi destekleyen unsurların çeşitliliği. Güçlü iç talep, uluslararası çekim gücü, dinamik otel sahipleri ekosistemi ve iş ile tatil amaçlı seyahatlere hitap eden zengin destinasyon çeşitliliği bulunuyor.

Hilton Istanbul Airport da bu ivmenin önemli bir örneği. Türkiye’de 100’üncü otelimize ulaşmamız önemli bir kilometre taşı olmakla birlikte aynı zamanda çok daha geniş bir büyüme hikâyesini ortaya koyuyor.

David Kelly: Odağımızda, Türkiye’de insanların değişen seyahat alışkanlıklarını yansıtan bir büyüme stratejisi bulunuyor. Yeni destinasyonlarda büyümeye, daha fazla markamızı Türkiye pazarına kazandırmaya ve misafirlerimize farklı ihtiyaçlara hitap eden daha fazla konaklama seçeneği sunmaya devam ediyoruz.

Türkiye’de faaliyette olan ve geliştirme aşamasındaki otellerimizle birlikte portföyümüz 140’ın üzerinde otele ulaşıyor. Bu rakam, pazara yönelik uzun vadeli büyüme planlarımızın gücünü ortaya koyuyor.

Türkiye’de geliştirme aşamasındaki otellerimiz için otel sahiplerimizin üzerinde anlaştığı yatırımların toplamı ise yaklaşık 1 milyar dolara ulaşıyor.

Yeni markalarımızı da stratejik olarak Türkiye pazarına kazandırıyoruz. Önümüzdeki haftalarda dünya genelinde en hızlı büyüyen markamız olan premium ekonomi markamız Spark by Hilton’u Türkiye’de misafirlerle buluşturacağız.

Lifestyle markalarımıza yönelik de güçlü bir ilgi görüyoruz. Tapestry Collection by Hilton’u Türkiye’ye The Ritus Hotel Istanbul Sultanahmet ile getirirken, Canopy by Hilton markasını da Canopy by Hilton Izmir Bomonti ve Canopy by Hilton Istanbul Taksim ile Türkiye pazarına kazandırdık.

Hedefimiz, otel sahiplerimize ve misafirlerimize daha fazla seçenek sunarken Türkiye turizm sektörünün uzun vadeli büyümesini desteklemeye devam etmek.

İstanbul Havalimanı’nın artan yolcu ve transfer trafiği konaklama sektörü açısından nasıl bir potansiyel taşıyor?

David Kelly: İstanbul Havalimanı; Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika’yı birbirine bağlayan dünyanın en önemli havacılık merkezlerinden biri. Türkiye’de havalimanı bölgesinde açılan ilk uluslararası markalı otel olan Hilton Istanbul Airport’un açılışı, bizim açımızdan hem bu potansiyelin büyüklüğünü hem de önemli ulaşım merkezlerinin çevresinde yüksek kaliteli konaklamaya yönelik artan ihtiyacı ortaya koyuyor.

Hilton olarak havalimanı oteli konseptine öncülük etmiş olmaktan gurur duyuyoruz. Bu yolculuk 1959 yılında San Francisco Havalimanı’nda açtığımız otelle başladı.

O günden bu yana havalimanı otelleri büyük bir dönüşüm geçirdi. Artık yalnızca sabah erken saatlerdeki bir uçuş öncesinde konaklanan yerler değiller. Günümüzde misafirler iyi odalar, yeme-içme seçenekleri, wellness olanakları ve toplantı alanları bekliyor.

David Kelly: Günümüz seyahatseverleri her zamankinden daha fazla esneklik, özgünlük ve kişiselleştirilmiş deneyimler arıyor. Güvenilirlik önemini korurken, misafirler ziyaret ettikleri destinasyonun yerel dokusunu ve karakterini deneyimlemeyi de giderek daha fazla önemsiyor.

Türkiye’de lifestyle markalarımızı büyütmeye devam etmemizin nedenlerinden biri de bu. Tapestry Collection, Curio Collection ve Canopy otellerimiz, güvenilir bir global markanın sağladığı güveni sunarken bulundukları destinasyona özgü tasarım, yerel karakter ve hikâyelerle farklılaşıyor.

Misafirler aynı zamanda konaklamalarının her aşamasında kolay ve akıcı bir deneyim bekliyor. Kullanıcı dostu dijital araçlar, sadakat programlarının sunduğu ayrıcalıklar, wellness seçenekleri ve güçlü yeme-içme deneyimleri de bu beklentinin önemli bir parçası.

Lüks seyahate yönelik talep de son yıllarda katlanarak arttı ve global ölçekte lüks segmentindeki büyümemiz önemli ölçüde hızlandı. Türkiye’de Conrad Istanbul Bosphorus ve Susona Bodrum, LXR Hotels & Resorts ile lüks segmentteki misafirlerimize hizmet veriyoruz ve bu alandaki çalışmalarımızı daha ileri taşımak için önemli fırsatlar görüyoruz.

Türkiye’de uluslararası markalı resort oteller açısından da çok çeşitli fırsatlar bulunuyor. Türkiye’nin çok sayıdaki cazip tatil destinasyonu uluslararası seyahatseverlerin tercih listelerinde üst sıralarda yer almaya devam ediyor.

David Kelly: Türkiye turizm sektörünün geleceğine son derece olumlu bakıyorum. Ülkenin zengin kültürel mirası, destinasyon çeşitliliği, güçlü hava yolu bağlantıları ve konaklama altyapısı, önümüzdeki dönemde büyümenin devam etmesi için son derece güçlü bir zemin sunuyor.

Hilton olarak Türkiye’ye yönelik odağımızı sürdürmemiz de bu pazara duyduğumuz güveni yansıtıyor. İkonik Hilton Istanbul Bosphorus’tan Türkiye’deki 100’üncü otelimiz Hilton Istanbul Airport’a kadar, Türkiye turizminin büyümesindeki yeni dönemi desteklemekten gurur duyuyoruz.