KONUT GÜNDEMİ - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı temmuz ayına ilişkin konut ve iş yeri satış istatistiklerini açıklamıştı.

Açıklanan verilere göre Türkiye genelinde ilk el konut satışları temmuz ayında geçen senenin aynı ayına göre yüzde 8,6 azalarak 42 bin 529'a geriledi. İkinci el konut satışları da yüzde 20,8 düşüşle 81 bin 74 olarak gerçekleşti.

İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARINDA ARTIŞ

Söz konusu verilere göre Türkiye genelinde ipotekli konut satışları temmuz ayında geçen senenin aynı ayına göre yüzde 23,7 artış gösterdi ve 23 bin 888'e yükseldi. 

Açıklanan rakamlara göre diğer konut satışları da aynı dönemde yüzde 23,1 azaldı ve 99 bin 715 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 19,3 olurken diğer satışların payı da yüzde 80,7 olarak gerçekleşti. Takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre geçtiğimiz ay geçen yılın aynı ayına kıyasla ilk el konut satışları yüzde 8,6, ikinci el konut satışları yüzde 20,9 azalma gösterdi.

İPOTEKLİ KONUTLAR HAKKINDA...

Gayrimenkul piyasasında fiyat avantajı nedeniyle sıkça tercih edilen ipotekli konutlar alınabilir; ancak bu işlem, sıradan bir taşınmaz alımından farklı olarak belirli hukuki şartların sağlanmasını zorunlu kılar. Özellikle gibi temel güvenceler sağlanmadan yapılan alımlar, alıcı açısından ciddi riskler doğurabilir.

Tapuda banka veya şahıs lehine tesis edilmiş bir ipotek, yalnızca mevcut maliki değil, taşınmazı sonradan satın alan kişiyi de bağlayan ayni bir yük niteliğindedir. Bu nedenle ipotekli bir taşınmazı satın almak, çoğu durumda yalnızca bir mülkiyet devri değil; aynı zamanda o taşınmaz üzerindeki borç yükünün ve hukuki risklerin de devralınması anlamına gelir.

Gayrimenkul alım satımında sıkça karşılaşılan banka ipoteğinin yanı sıra, şahıslar arasındaki borç ilişkilerinden doğan şahıs ipoteği de önemli bir risk kaynağıdır. İkisi arasındaki temel farkları bilmek, alıcıyı ciddi hatalardan korur.