Mahfi Eğilmez’den TCMB’nin repo hamlesine ilişkin uyarı

Mahfi Eğilmez, TCMB’nin yeniden başlattığı bir hafta vadeli repo ihalelerine ilişkin değerlendirmesinde, kararın etkisinin bankaların hangi kanaldan fonlanacağına bağlı olduğunu belirtti. Eğilmez, bankaların fonlama ihtiyacının ağırlıklı olarak yüzde 37 faizli haftalık repo üzerinden karşılanması halinde fiili bir faiz indiriminin gündeme gelebileceğini ifade etti.

Ekonomi - 24-08-2026 13:21

EKONOMİ GÜNDEMİ - Ekonomist Mahfi Eğilmez, TCMB’nin 1 Mart’ta ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kararın tek başına faiz indirimi anlamına gelmediğini belirten Eğilmez, “TCMB faiz indirimine gitti demek için henüz erken” ifadelerini kullandı.

TCMB, 23 Ağustos tarihli duyurusunda, “1 Mart 2026 tarihinde ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine tekrar başlanmasına karar verilmiştir” açıklamasını yaptı.

Eğilmez, “Merkez Bankası Faiz mi İndirdi?” başlıklı yazısında kararın bankaların gerçek fonlama maliyetine nasıl yansıyacağının belirleyici olacağını vurguladı.

'YÜZDE 37'LİK REPO FAİZİ FİİLİ İNDİRİME DÖNÜŞEBİLİR'

Bir hafta vadeli repo faizinin yüzde 37, gecelik borç verme faizinin ise yüzde 40 olduğunu hatırlatan Eğilmez, TCMB’nin 1 Mart’ta haftalık repo ihalelerine ara vermesinin ardından bankaların daha yüksek faizli gecelik borçlanmaya yöneldiğini belirtti.

Haftalık repo ihalelerinin yeniden başlatılmasının, bankaların fonlama maliyetinin otomatik olarak yüzde 37’ye ineceği anlamına gelmediğini vurgulayan Eğilmez, iki fonlama yönteminin aynı anda kullanılabileceğine dikkat çekti.

Mahfi Eğilmez’e göre belirleyici olan, bankaların fonlama ihtiyacının hangi kanaldan karşılanacağı olacak. Gecelik borçlanmanın ağırlığı azalır ve fonlamanın büyük bölümü yüzde 37 faizli haftalık repo üzerinden sağlanırsa, resmi politika faizi değiştirilmeden fiili bir faiz indirimi gerçekleşmiş olacak.

YÜKSEK FAİZ VE ENFLASYON...

Eğilmez, TCMB’nin kararının ekonomideki iki temel sorun arasındaki denge arayışını yansıttığını belirtti. Yüksek faizlerin işletme sermayesine erişimi zorlaştırdığını ve finansman maliyetlerini artırarak sanayi üretimi ile büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Eğilmez, üretim kesiminin rahatlamaya ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Buna karşılık enflasyon tarafındaki risklerin devam ettiğine dikkat çeken Eğilmez, enflasyon beklentilerindeki bozulmanın para politikasında gevşeme alanını sınırladığını vurguladı.

TCMB’nin son anket sonuçlarına işaret eden Eğilmez, hem hane halkının hem de reel sektörün gelecek döneme ilişkin enflasyon beklentilerinin gerilemek yerine yükseldiğini belirterek, bunun enflasyondaki katılığın devam ettiğine yönelik önemli bir gösterge olduğunu ifade etti.

FAİZ İNDİRİMİ KUR VE ENFLASON BASKSINI ARTIRABİLİR

Hizmet fiyatlarındaki katılığın devam ettiğini ve küresel jeopolitik risklerin enerji maliyetlerinin gerilemesini engellediğini belirten Eğilmez, olası bir gevşemenin yaratabileceği risklere de dikkat çekti.

Eğilmez, “Enflasyonist baskıların ve beklentilerin bu denli yüksek olduğu bir ortamda atılan gevşeme adımları, geçmiş deneyimlerin de gösterdiği üzere kur üzerinde baskı yaratıp enflasyon döngüsünü yeniden tetikleme riski taşıyor” ifadelerini kullandı.

Mahfi Eğilmez, alınan kararın gerçek etkisinin TCMB’nin önümüzdeki günlerde izleyeceği fonlama politikasına göre ortaya çıkacağını belirtti. Henüz “TCMB faiz indirdi” demek için erken olduğunu vurgulayan Eğilmez, kararın sonuçlarının piyasadaki fonlama koşulları üzerinden takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Eğilmez’e göre TCMB, bankaların likidite ihtiyacının büyük bölümünü yüzde 37 faizli haftalık repo üzerinden karşılamaya başlarsa fiili bir faiz indiriminden söz edilebilir. Buna karşılık haftalık repo miktarı sınırlı tutulur ve bankalar yüzde 40 faizli gecelik borçlanmayı ağırlıklı olarak kullanmaya devam ederse, karar yalnızca para politikasında esneklik sağlanması anlamına gelecek.

Resmi politika faizinde henüz bir değişiklik yapılmadığına dikkat çeken Eğilmez, asıl belirleyicinin önümüzdeki günlerde para piyasasında oluşacak fonlama maliyetleri olacağını ifade etti.

Günün Diğer Haberleri