KONUTTA “TRANSFORMASYON” DÖNEMİ

0
18
KONUTTA “TRANSFORMASYON” DÖNEMİ
KONUTTA “TRANSFORMASYON” DÖNEMİ

Son 10 senede özellikle gecekonduların kentsel değişimi ile hamleye geçen inşaat sektörünün, bundan sonraki safhası ‘hayat alanlarını kısıtlayan apartman modelinden, proje evlere geçiş sürecinin yaşanacağı’ “transformasyon yarıyılı” olacak.

Sektörde stok aşırısı söylemleri olsa da uzmanlar, ülkemizde ev inşaat sektörünün 20 sene daha gelişim ve metamorfoz içinde olacağını öngörüyor. Başkalaşımın esasında ise 30-50 senelik apartmanların yerini proje evlere vazgeçmesi uyuyor. Zira, yapılan araştırmalar Türk toplumunun bünyesinde her cins imkân bulunan ve komşuluk ilişkilerinin yine canlandığı çağdaş ev projelerini çok beğendiğini gösteriyor.

Başkent Ankara’da Nefis Çankaya Konutları ve Apsis Çayyolu projelerine imza atan YP İnşaat’ın İdare Heyeti Azası Osman Cem Çankaya, son senelerdeki bu gelişim ve başkalaşımı “transformasyon yarıyılı”nin başlangıcı olarak belirledi.

Sektör ayrıntılı araştırıldığında megakentlerden başlayarak yurt genelinde evde transformasyon yarıyılına girildiğini belirten Çankaya, şunları söyledi:
“Gelişen bir popülasyona sahibiz; popülasyon bazı şehirlerde her sene yüzde 1,5, kimilerinde yüzde 3 çoğalıyor. Ülkemizde 8-10 milyon şahsın gelecek senelerde kırsaldan, şehirlere, metropollere göçeceği öngörülüyor. Başka Bir Deyişle her sene takribî 500-600 bin yeni eve gereksinim var. Bu gereksinim bundan sonraki süreçte kentsel değişim yerine daha kapsamlı, daha merkezi alanlardaki transformasyon ile giderilebilir. Başka Bir Deyişle reel kentsel değişim yeni başlıyor. Şehir merkezlerinin çok kupon yerlerinde bulunan, buna rağmen otopark, çocuk parkı ve sosyal donatı alanları gibi imkânlardan yoksun daha önceki apartman dairelerinin transformasyonu, hakikat anlamda çağdaş Türkiye’nin inşa edilmesini sağlayacak.”

Osman Cem Çankaya, son yarıyılda inşa edilen proje evlerin mimarileriyle göz kamaştırdığı gibi, konforu, çağdaşlığı, serinkanlılığı ve her şeye basit erişimi ile de çok yakalandığının altını çizerek, “Çocukların tehlikesiz bir civarda parklarda gönüllerince oynaması, şehirlerin en ehemmiyetli çilesi otoparktan kurtulmak, en ehemmiyetlisi ortak hayat alanlarında özlenen komşuluk ilişkilerinin yine başlaması, dairesinin güvende olması proje evlere alakayı her geçen gün daha da artırıyor. Hakikatinde Türk toplumunun apartmanların yeni versiyonu rezidansları, kaliteli ev projelerini beğenmesinin ve özümsemesinin altında rahat etraflar araması, komşuluk ilişkilerine umursaması uyuyor. Bu süreç kent merkezleri çağdaş ev projeleri ile donatılana kadar devam edecek” dedi.