Kira Gelirlerinde Kredi Faizinin İndirimi Mümkün mü?

0
11
Kira Gelirlerinde Kredi Faizinin İndirimi Mümkün mü?
Kira Gelirlerinde Kredi Faizinin İndirimi Mümkün mü?

Günümüzde ev ediniminde yaygın olan usul, kredi ile satın almak biçiminde karşımıza çıkmaktadır. Hele kredi vadelerinin uzunluğu, zaman zaman faiz oranlarındaki düşme, sanki usulün teşviki olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yolla ev alanların bir kısmı, evi kendisi için kullanmakla beraber, bir kısmı da kredinin geri ödenmesine katkısını dikkate alarak kiraya vermeyi seçim etmektedir. Tasarruf veya spekülatif emelli ev edinenlerin büyük kısmı ise kredi ile aldığı evi kiraya vermektedir.

Bu biçimde edinilen evlerin kiraya verilmesi halinde, ödenen kredi faizlerinin ve kredinin dövizle alınması halinde ödenen kur farklarının, kira kazancından indirilip indirilemeyeceğini bu yazımızda irdelemek istiyoruz.

Mevzumuza ait olarak Kazanç Aidatı Yasayı’nun 72. maddesinde, “Gayrimenkul anapara iratlarında, gayrisafi hâsılat, 70’inci maddede yazılı mülk ve hakların kiraya verilmesinden bir takvim seneyi içinde o seneye veya geçmiş senelere ait olarak nakden veya aynen tahsil edilen kira kıymetlerinin meblağıdır” denilmiş, 71. maddesinde ise gayrimenkul anapara iradında safi iratın, gayrisafi hâsılattan iradın sağlanması ve idamesi için yapılan giderler indirildikten sonra kalan pozitif fark olduğu karar altına alınmıştır.

Aşinayı gibi kira kazançlarının aidatlandırılmasında mükellefler, hakikat gider usulü ile götürü usulü arasında bir seçim hakkına sahiptir. Ev ediniminde kullanılan krediye ait faizin veya kur farklarının düşülebilmesi, yalnızca hakikat gider usulünü seçim edenler için mevzubahisidir. Bu usul seçim edilse dahi ana para geri ödemelerinin gider olarak dikkate alınması mevzubahisi olamaz Ana para ödemeleri maliyet unsuru olarak amortismana tabi alevlenerek amortisman gideri biçiminde düşülebilir

Hakikat gider usulü ile alakalı olarak anılan Yasanın 74. maddesinde, “Safi iradın bulunması için, 21. maddeye göre imtiyaz edilen gayrisafi hâsılata isabet edenler hariç olmak üzere gayrisafi hâsılattan altta yazılı giderler indirilir” denildikten sonra “Kiraya verilen mülk ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizleri”nin indirilebileceği karara bağlanmıştır.

Bu tertip etmeler uyarınca, ev ediniminde kullanılan kredilerin faizlerinin, mevzubahisi evin kiraya verilmesi halinde kira kazancından indirilmesi –imtiyaza tekabül eden kısım hariç olmak üzere- olasıdır.

Krediyi yalnızca bankadan değil, katılım bankalarından da kullanmak olasıdır. Katılım bankalarından kredi kullananların ise kredi geri ödeme bildirimi listesinde faiz yerine gösterilen kâr hisseyi biçimindeki ödemelerini gider olarak dikkate alarak düşmeleri imkânlıdır.

Mevzubahisi kredinin ev kredisi olup olmadığı da ehemmiyetli değildir. Çünkü şahıslar faiz ve sair giderleri dolayısıyla değişik cinslerde misalin harcayıcı kredisi veya ticari kredi gibi kullanmayı da seçim edebilirler. Burada ehemmiyetli olan, kullanılan kredi ile ev alımı arasındaki illiyet bağını delildir.

Yukarıyada kredi sermaye ödemelerinin kira kazancından doğrudan düşülemeyeceğini vurgulamıştım. Döviz kredilerinde sermaye taksitlerine ait kur farklarının da gider olarak dikkate alınması mevzubahisi olmaz. Mevzubahisi sermaye taksitine ait ödenen kur farklarının iktisap edilen gayrimenkulün maliyetine ilave edilmesi suretiyle bulunan yeni kıymet üzerinden hesaplanan amortisman meblağının kira kazancından indirim mevzusu yapılması olasıdır.

Mükellefin düşebileceği faiz ölçüyü, mevzubahisi taşınmazdan elde ettiği kira kazancı ile hudutlu değildir. Dolayısıyla mükellef faiz giderini, kredi ile edindiği taşınmazınki ile beraber elde ettiği toplam taşınmaz kira kazançlarından indirebilir.

 

Bumin DOĞRUSÖZ/Hürriyet